Bir Sanat Eserinin İzleyiciye / Topluma Sunumu

*[ Konferans metni:7 Nisan 2005 saat 14.00 – Bilkent Üniversitesi/Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi/Grafik Bölümü SB 309 ]

Bir sanat eserinin meydana getirilmesi kadar, onun onu yaratan sanatçı dışındaki insanlara, izleyiciye, topluma sunulması ve bunun yol ve yöntemleri de çok önemlidir. Çünkü bir sanat eserinin toplumla ilişkisi sanatın temel karakteridir. Daha başka bir anlatımla sanatçı, sanat eseri ve toplum üçlemesi sanatın vazgeçilmezleridir.

Bu bağlamda sanatın izleyiciye ve topluma sunulmasında belli disiplinlere gereksinim bulunmaktadır.

Bunları birkaç başlık altında toplamak mümkündür:

· Çeşitli eserlerin sunum özellikleri,

· Eserlerin sunulduğu mekanlar.

· Çeşitli eserlerin sunumunda ve sergilenmesinde dikkat edilmesi gereken özellikler

Sanatçının ortaya koyduğu bir eser izleyiciye ya da topluma sunulmadan önce bazı disiplinlerden geçmelidir. Örneğin bir resmin, bir tasarım projesinin, bir heykel veya seramiğin sanatçının önünden alınıp hemen sergilenmesi yerine bazı sunum hazırlıklarının önceden yerine getirilmesi gerekir. Esere ilişkin ve eserin ayrılmaz parçası sayılabilecek bu işlemler eser kadar önemle ele alınması gereken disiplinlerdir.

Bunlar birkaç başlık altında toplandığında:

· Resmin veya iki boyutlu yüzey çalışmalarının paspartosu, çerçevesi: Resimler baskı resim, suluboya, pastel boya, akrilik, tuval üzerine yağlı boya gibi çeşitli teknikleri ve bu tekniklerin üzerine uygulandığı çeşitli malzemeleri ve resim yüzeylerini içerir. Örneğin, kağıt üzerine yapılan çalışmalar, tuval üzerine yapılanlar kendi özelliklerine göre hazırlıklar gerektirir. Kağıt üzerine yapılan çalışmalar (desen, tasarım, suluboya, pastel boya, kağıt üzerine akrilik ve yağlıboya gibi özel bir durum olmadığı takdirde camlı olarak çerçevelenmelidir. Resimlerin etrafına pasparto yapılması resmin görünümünü kolaylaştırır. En basitinden en karmaşığına kadar değişik pasparto yöntemleri vardır. Pasparto ile birlikte çeşitli çerçeveleme yolları da bulunmaktadır. İki cam arası sıkıştırmalı ve klipsli çerçeveleme; kalın/ince ahşap çerçeveleme, alüminyum çerçeveleme gibi.

Burada sanatçının ya da eserin sahibinin isteği, beğenisi önemlidir. Ancak esere göre pasparto ve çerçeve yapılması gerekir. Eserin görünüm özelliğine zarar vermeyecek, eserin konu, tema ve renk armonisi ile ilişkilendirilebilecek bilinçli bir seçimin yapılması resmin etkisini artıracaktır.

Tuval üzerine yapılan çalışmalar genellikle temaya veya eserde izlenen yol ve tarza uygun pasparto ve çerçeve ile sunulur. Ancak resmin etrafını resmin devamı gibi ele alan ve ona göre hazırlanan resimlerde genellikle pasparto ve çerçeve yapılmaz. Onun dışında resmin kenarlarının korunması için ince bir bant çekilmesi, ince bir çerçeve ile çevrilmesi, özellikle büyük boyutlu eserlerde çok uygulanan bir sunum şeklidir.

Geniş pasparto, geniş çerçeve ile sunum en çok uygulanan bir yoldur. Özellikle natürmortlarda, figüratif, tematik eserlerde, portrelerde, fotoğrafik, natüraist, empresyonist çalışmalarda bu tür geniş, rölyefli çerçevelere ilgi vardır. Gerçekte çerçevenin abartısız olmasında ve resmi ikinci plana düşürmeyecek bir seçimle hazırlanmasında yarar vardır. Soyut, ekspresyonist bir resimde de yaldızlı, rölyefli bir çerçeve kullanılmamalıdır. Önemli olan resimdir, ancak yalın bir çerçeve seçimi ile resim ön plana çıkarılabilir. Son yıllarda küçük boyutlu tuval resimlerinin de daha çok koruma amaçlı olarak camlandığı görülmektedir.

Müze ve galerilerde özellikle koruma altına alınarak sunulmak istenen eserlerin camlanması veya eserin önüne 5/10 cm mesafede eserin hava almasını önlemeyecek bir cam getirilmesi son yıllarda çok uygulanan bir yöntemdir. Böylece resim dış etkilerden korunur ama ortamın nem ve ısı korumasından da yararlanır.

· İki boyutlu bir tasarımın sunum hazırlıkları: Boya resimlerin dışında herhangi bir tasarım, plan, kroki, görsel sunum mutlaka karakterine uygun bir sunum içinde hazırlanmalıdır. Mukavva, karton, fotoblok, duralit, sunta, köpük gibi desteklerden yararlanılarak sunulmalıdır. Gerektiğinde Digital baskılar, PVC yüzeyler çerçevelere gerilerek sunulabilme olanağına sahiptir.

· Resmin ya da tasarımın asılma sistemi: Resim, tasarım gibi daha çok iki boyutlu çalışmalar duvarlara, panolara, ya da bu amaçla hazırlanan yüzeylere asılarak sunulur. Bu nedenle asma aparatları, asma şekilleri eserle birlikte tasarlanmalıdır. Eserin korunması, asma işleminin sağlıklı yapılması bu ön hazırlıklara bağlıdır. Özellikle büyük, camlı ve ağır olan eserlerin asılmasında buna dayanacak ve taşıyabilecek bir çözüm getirilmelidir.

· İki boyutlu yüzey çalışmalarının duvara ya da panoya asılmasında ortalama bir insan boyuna göre göz hizası çizgisi esas alınmalıdır. Göz hizası çizgisinin çok üstünde veya çok altında sergilemelerde eserlerin özellikle figüratif eserlerin değerlendirilmesinde göz yanılgıları meydana gelebilir. Bu tür büyük eserlerin izlenebileceği göz ve görüş mesafesi de geniş bir alanı kapsayacak şekilde ayarlanmalıdır.

· Heykel veya seramiğin sunum isteğine bağlı olarak hazırlanacak platformu, kaidesi: Üç boyutlu çalışmalarda (Heykel, seramik, üç boyutlu tasarım elemanları gibi) eserdin sunulması izleyenlerin eserin etrafında dolaşabilmesi gerektiğinden yer seçimi, platform, kaide gibi hazırlıklarda daha dikkatli olunmasını gerektirir. Eserin bakış açısına göre yerden yüksekliği, Yanına gelecek diğer eserlerle renk, biçim, boyut açısından görsel ilişkisi, sirkülasyon alanları gerektiğince tasarlanmalıdır.

· Üç boyutlu eserlerin sergilendiği mekanlarda uygulandığında çok anlamlı görüntüler oluşturan bir uygulama ülkemizdeki sergilerde yeterince ele alınmamaktadır. Bu yöntem, sergilenen üç boyutlu eserin, (seramik, heykel, tasarım formu gibi) oluşum ve yaratım aşamalarının krokilerinin, eskizlerinin, etütlerinin boyutları ne olursa olsun belli bir disiplin içinde çerçevelenerek formun sergilendiği mekanın duvarlarında sunulmasıdır. Bir bordür gibi sunulan bu ön çalışmalar ya da yaratım öyküsünün notları ortaya çıkan eserin yaşam öyküsü gibi bir anlam yüklenir. İzleyicinin eserle daha içten bir bağ kurmasına yardımcı olur. örneğin, Kathe Kollwitz gibi Henry Moore gibi bazı sanatçılar bu eskizlerini çeşitli baskıresim teknikleri ile basarak sergilemektedirler. Giaccometti gibi heykelciler, Cristo gibi Land Art sanatçıları da eserlerinin ön çalışmalarını desen, kroki, boya resmi gibi çalışmalarla gerçekleştirmektedirler. Bunları da sergilemek suretiyle kaygılarını, düşüncelerini toplumla paylaşmaktadırlar.

· Eserlerin sunulduğu mekanlar/aydınlatma sistemleri

Eserlerin sunuluş biçimi ve sunulduğu mekanlar özellikle galeri ve müze gibi genel mekanlar bu alanın karakterine uygun olarak hazırlanması gereken özel alanlardır.

Bu hazırlıklar birkaç başlık altında toplanabilir:

· Genel sergileme mekanları,

· Duvarlar, tavanlar,

· Askı sistemleri,

· Işıklandırma ve aydınlatma sistemleri,

· Yönetim/kontrol yerleri.

Özellikle izlemeye sunulan sanat eserinin en iyi şekilde korunarak görülebilmesini, anlaşılabilmesini ve izleyici ile iletişime girebilmesini sağlayacak tedbirlerin alınması sanat eserlerinin sunumu açısından çok önemli bir konudur.

· Bu nedenle eserin konulduğu veya asıldığı yer en boy ve yükseklik olarak uygun durumda planlanmalıdır. Örneğin izlemeye sunulan bir tablo ise resmin etrafında kalan boş alanlar, resmin yerden yüksekliği, resmi aydınlatan ışığın homojen bir şekilde eseri aydınlatabilmesi iyi ayarlanmalıdır. Bir resim sergisi duvarının yüksekliği etrafında bırakılacak boşluklarla birlikte 5/6 metre dolaylarında olmalıdır ki dik kenarı 3 veya 4 metre olan bir resim sergilenebilmelidir. Sergilenecek ürünler heykel, seramik, tasarım formu gibi üç boyutlu eserler ise her eserin etrafında kalan boşluk, diğer eserlerle renk, konu ilişkisi, ışık durumu gibi özelliklere dikkat edilerek hazırlanmalıdır. Örneğin kontrast ilişkilerle kurulmuş birden fazla resim yan yana geldiğinde birbirlerinin etkilerini zayıflatmaya, izleyicinin gözünde kaos yaratmaya neden olur. Bu tür resimler mutlaka sergilenecekse aralarına önemli mesafeler koyarak ya da aralarına başka armonide resimler koymak suretiyle sergilemek gerekir.

· Sergileme mekanları labirent gibi veya küçük modüler alanlar şeklinde olmamalıdır.

· Sergileme alanları bir noktadan çok sayıda eserin birbirine engel olmayacak şekilde görülebilmesini sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. Girift alanlar eserlerin korunması ve güvenlik açısından da sorunlar yaratabilir.

· Sergileme duvarları mat ve soft etkilerde hazırlanmalıdır. Yansımalı, dokulu duvarlar eserlerin görünmesine ve algılanmasına engel olabilir.

· Eserlerin akı sistemleri hantal veya zorlama olmamalıdır. Mümkün olduğu takdirde askı aparatları görünmeyecek şekilde asılmalıdır. Askı aparatları sağlam ve güvenli olmalıdır. Bunun için çeşitli askı sistemleri geliştirilmiştir. Tek askılı metal aparatlar yaygın olarak kullanılabilmektedir.

· Işıklandırma Türkiye'de galeri ve müze sisteminde yeterince üzerinde durulmayan bir konudur. Spot ışıklar sergilenen resmin, eserin ya da sanat formunun tümünü kapsamada yetersiz kalabilmektedir. Bu durumda spot ışıkların ışık alanlarını kesiştirerek homojen ışık verecek hale getirilmesi gerekir. Bu durum da çok spot, çok enerji kaybı demektir. Ayrıca spot ışıklarının ültraviyole ışık verme olasılığı her zaman tartışılabilmektedir. Bir başka sorun da bir eserin üzerine şiddetli ışıkla, hatta ısı ile odaklanan bir aydınlatmanın eserin renk kaybına, yapısal etkilenmeye uğraması tehlikesini de getirmesidir. Sergi salonlarında sarkıtlar halinde görülen spot askılıklarının görüntü kirliliği de yarattığı da unutulmamalıdır. Bu gibi spotla aydınlatma yerine homojen ışık veren florasant ışıklarından yararlanılabilir. Gün ışığı etkisi veren florasantlar belli aralıklarla dizilerek tavandan aydınlatma ile oda ışığı yumuşaklığında, mekandaki bütün sanat eserlerini kapsayan yumuşak bir gün ışığı verebilirler. Böylece hem ekonomik hem de yumuşak bir ışık alanı elde edilir. Doğrudan eser üzerine gelmediği için eserde olumsuz etki bırakması söz konusu olmaz. Tasarım formu, heykel ve seramik sergilerinde sanatçı eseri üzerine özel bir efekt ışığı ya da ışıkları amaçlamışsa spot ışıklarından da yararlanılır. Bu durumda mevzii ışık verilerek eserin anlamı ve etkisi kuvvetlendirilebilir.

· Galeri ve müze gibi toplu eser sergileme mekanlarında önemli sorunlardan biri de salonların ve eserlerin güvenliğidir. Bu kapsamda sergi mekanları bir noktadan kontrol edilebilecek şekilde planlanmalıdır. Nişler, odacıklar, giriftlikler ortadan kaldırılmalıdır. Sergileme mekanlarını engellemeyecek bir noktada görevli köşesi ya da masası bulunmalıdır.